İNSÜLİN DİRENCİ

Kilo problemi nedeniyle ofisime gelen danışanlarımın nerdeyse %80 inde insülin direnci veya hipoglisemı çıkıyor. Çoğunu biz yakalıyoruz. Gelen danışanlarımızın haberi bile olmuyor.

İnsülin direnci nedir? Neden önemlidir?

Yavaş yavaş geliyorum diyen tehlike…..

Bel çevreniz yağlanmaya başladıysa yemeklerden sonra aşırı yorgunluk oluyorsa veya yemek sonrası tatli veya karbonhidrat ihtiyacınız oluyorsa, yemediğinizde kendinizi daha tok hissediyor yemek yediğinizde daha sık acıkıyorsanız bir kontrole gitmenizi öneririm.bu saydıklarımdan bir veya birkaçı bile oluyorsa..herkeste farklı etkiler görebiliyoruz doğrusu..

Sedece kan şekerini değil vücut metabolizmasını düzenleyen kilit hormonlardan biri insülin hormonudur. Ve vücuttaki tüm hormonlar birbirini etkileyerek çalışırlar. Bu nedenle tek bir hormon dengesizliği vücudun tüm sistemini bozabilecek sorunlar silsilesini başlatır. En önemli hormonlardan olan insülin hormonu yediğimiz içtiğimiz gıdalardan, öğün saatlerinden, uyku durumundan ve stresten kolaylıkla etkilenir.

İnsülin direncinde durum şudur; vücudunuzda insülin vardır ancak işlev görmemeye başlamıştır. Daha doğrusu hücrelere gıda girişini sağlayan insülin artık hücrelere gıda girişini gerçekleştiremez. Hücre hala açtır, ortamda yüksek insülin ve besin vardır. İlk etapta yemekten sonra aşırı yorgunluk hissi ile kendini belli eden hipoglisemi ile başlar, sonra az yesem de kilo alıyorum şeklindeki tabloya dönüşür. Peki bu sorunun teşhisi nasıl konur?

Bunun için bir dizi tahlil yapılması gerekir..

Açlık tokluk kan şekeri ,açlık tokluk(hekimin isteğine göre 2. Saat ve 3. Saat insülin) insülin değeri HbA1C ve bazen HOMA. İnsülin direncinde genelde mineral ve vitamin değerlerinde de bozulmalar başlamıştır. Dvit 3, B12 ve folik asit eksikliği ile beraber demir eksikliği anemisi de baş gösterir. İşte bu tablo kilo veriş hızını oldukça yavaşlatan bir tablodur.

1) İnsülin direncini önleme ve düzeltmenin ilk şartı doğru yöntemle kilo vermektir.. Hemen hemen tüm sağlıklı zayıflama programlarında amaç, insülin düzeyini gün içinde sabit tutmaktır. insülin direnci fazla olan birinin kolesterolünü düşürmek de kilo verişini sağlamak da zordur. Aynı durum tersi için de geçerlidir. Gün içinde insülini düzene koyamadığımızda kilo verişte oldukça zorlanırız.

2) Düzensiz ve saati belirsiz atıştırmalar yerine düzeni öğünler yapılmalı ve kan şekeri sürekli uyarılmamalıdır. Yani her şeyden önce siz en son lokmanızın üzerinden iki saat geçince bir şeyler yemeyi( bunlardan sadece 3 tanesi ana öğün diğerleri ara öğün olmalı) alışkanlık haline getirin. Saatinizi kurun,birinin hatırlatmasını isteyin. Bunu ilk iki hafta yaptıktan sonra zaten vücudunuzun biyoritmini düzenlediğiniz için vücut saatiniz size haber vermeye başlayacaktır. BİRAZ SABIR VE KARARLILIKLA BU İŞİN ÜSTESİNDEN GELECEKSİNİZ

3) Öğünlerinizi düzenlerken yediğiniz besinlerin tipini de düşünmelisiniz. İnsülin direncini harekete geçirmeyen( glisemik indeksi düşük) gıdaları tercih etmelisiniz. Özellikle de ara öğünlerinizde. Bu gıdaların daha fazla insülin salgılattığını biliyoruz. Bu gıdalar insülin direncini tetiklerler. Bu yüzden glisemik indeksi düşük yiyecekler tercih edilmelidir.

GLİSEMİK İNDEKS:

besinlerin kana karışma hızı anlamına gelir. Besinler kana ne kadar yavaş karışırlarsa kan şekerimizdeki düzensizlik o kadar az olur.

Posasız ve karbonhidratı yüksek olan gıdaların GI si yüksektir. Dolayısıyla tatlı ve şekerli gıdalar insülin direnci olmayan birine göre sizi çok daha fazla etkiler.

Protein içerikli gıdalar: glisemik indeksi düşüktür ve proteinin sindirimi yavaş olduğundan beraberinde alınan gıdaların da kana yavaş kana karışmasına sebep olurlar.Yalnız yağ içeriğine dikkat edilmelidir. Besinin içinde doymuş yağ varsa ( hayvani yağ) insülin direnci artmaktadır. Bu yüzden az yağlı etleri tercih edin. Yarım yağlı süt ve kaymaksız yoğurtları

Tahıl ürünleri: bu gıdalar karbonhidrat içerdiklerinden kan şekerini doğrudan etkilerler. Kana çabuk karışmayan yani glisemik indeksi düşük olan çeşitleri; kepekli,tam taneli ekmek veya gevrekler, yulaf unu ve yulaf kepeği, kepekli makarna,özellikle de kurubaklagiller.GI yüksekler;mısır patates pirinç beyaz un ve türevleri bisküviler

Meyve ve sebzeler: çoğu sebze ve meyve yapılarındaki posadan dolayı kan şekerini yavaş yükseltmelerine rağmen bazıları daha hızlı yükseltir. Glisemik indeksi yüksek sebze ve meyveler: muz,havuç,incir,kurumeyveler, taze sıkılmış da olsa meyve suları
Kabuklu meyve ve elma portakal,salatalık,biber,domates GI düşüktür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Telefonumuz
Konum
%d blogcu bunu beğendi: