GÜNCEL VE TRENDY DİYETLER GERÇEKTEN GÜNCEL Mİ?

Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşamın her zaman bir dengeden ibaret olduğunu düşünen ben, aşırı diyet yaklaşımlarına karşı hep şüpheyle yaklaşmışımdır.

Kilo verme programlarında ara ara kullandığım özel diyet yaklaşımlarını da sağlığı kötü etkilemeyecek şekilde dizayn etmek ve uygulatmak da asıl görevim;  biz besleme uzmanlarının asıl görevi zaten bu.

Beslenme uzmanı olarak, reyting korkusunu değil de sağlığı ön planda tutmanın en iyisi olduğunu düşünüyorum ve daha etik buluyorum.

Peki günümüzde moda kabul edilen diyetler gerçekten yeni mi;

Ketojenik diyet;

aslında epilepsi hastaları için geliştirilen bir diyet formatıdır. Beslenme bilimlerinde özel hastalıklar için geliştirilen özel diyetler vardır. Ketojenik diyet bunlardan sadece biridir.

Bol proteinli, düşük karbonhidratlı bu  diyetin babası  Dr.Atkins 1972 de zayıflatma için bu diyeti kullanmaya başlamıştır. Yağ ve proteinler artırılıp, karbonhidratlar kısıtlanmıştır. Dr.Atkins bu diyette büyük eksiklikler ve hastalarda ciddi rahatsızlıklar gördükten sonra vitamin mineral takviye ederek  başka bir diyet geliştirmiştir.

Bu bile diyet denemelerinin ne kadar tehlikeli ve basit olmayan bir durum olduğunu gözler önüne sermektedir. Diyet denemeleri insanları denek olarak kullanmamalıdır.

Karatay diyeti, dukan diyeti bu diyetin alt versiyonlarıdır sadece. Bu arada Dr. Atkins ani kalp enfarktüsünden ölmüştür.

Taş devri diyeti;

Herman Taller tarafından 1960 senesinde geliştirdiği diyet; protein ve çoklu doymamış yağ asid içeren bir diyettir. Çok miktarda vitamin mineral eksiklikleri görülmüştür

Smoothie ve sıvı diyet ve sözde detoks ;

Nicole Ronsard ın selülit için yazdığı kitap 1978 de yayınlanmıştır. Meyve ve sebze sularının( şimdiki moda adıyla smoothie ) sürekli tüketildiği bir diyettir.

Kalori saymama diyeti;

1960 senesinde geliştirilen sadece yediklerinizin türüne dikkat etmeniz gereken bir diyet modelidir. Eksik kalan bir çok gıda söz konusu olabileceğinden ciddi problemler yaşanabilir. İyi takip şarttır.

Çiğ beslenme modeli veya raw food;

Gayelord Hauser 1978 yılında yazdığı kitapta canlı besinlerin faydalarından bahsetmiş ve diyet dizaynını buna göre yapmıştır.

Gördüğünüz gibi hiç bir diyet formatı yeni değil ve eski kitaplar okunup tekrar tekrar farklı insanlar tarafından ortaya konup yeniymiş gibi lanse ediliyor. Elbetteki bu diyetlerle kilo vermemek mümkün değil. Çünkü çok kalın hatlı yasaklar söz konusu. Ancak çözüm değil; çünkü uzun süre devam ettirilebilir ve sürdürülebilir bir tarz seçmek kilo vermenin daha ötesinde verdiğiniz kilonuzu korumak, daha enerjik ve canlı görünmek için şart.

Not:biz beslenme uzmanları bu diyet tarzlarını öğrenerek mezun olduğumuzdan büyük bir heyecanla karşılamıyoruz..ancak bazı hekimler ve beslenme koçu olarak kendini adlandıranlar eğitim almadıklarından sonradan öğrendikleri bu diyet formatlarını zayıflamada mucizevi yöntemmiş gibi algılayıp kabul edebilirler tabiii.. J

Diyet denemeleri yaptığınızı biliyorum. Ancak sizi uyarıyorum. Yaptığınız her yanlış deneme geri dönüşsüz şekilde vücudunuza ve organlarınıza zarar veriyor. Belli bir yaştan sonra da hastalık şeklinde ortaya çıkıyor. Yaşayacak ikinci bir hayat ve sizi taşıyacak başka bir vücudunuz olmadığına göre organlarınızı korumalısınız. Kesinliğinden emin olmadığınız denemelere uzman takibi olmadan girişmemelisiniz.

 

Tekrar söylüyorum: Diyet denemeleri insanları denek olarak kullanmamalıdır.

 

Sağlıklı huzurlu ve mutlu bir yolda karşılaşmak dileğiyle.

Uzm.dyt. Burcu Dilek Demir

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Telefonumuz
Konum
%d blogcu bunu beğendi: